Skip to main content

KRONOLOJİ:

1925 yılında başlayan Şeyh Said İsyanı, Kürt halkının hak taleplerini dile getirdiği erken direniş hareketlerinden biri olarak tarihe geçti. Ancak isyanın bastırılmasıyla Kürt halkına yönelik baskılar daha da arttı; bu süreçte isyana katılanlar yargılandı ve idam edildi. 1927 yılında Kürt aydınları tarafından Xoybun Cemiyeti kuruldu ve bu cemiyet, Kürtlerin hak taleplerine yönelik çalışmalar yaptı. Bu dönemde İhsan Nuri Paşa, Ağrı bölgesinde Kürt kuvvetlerini bir araya getirerek yerel bir yönetim oluşturdu. Ancak Türk devleti bu hareketleri bastırmak için hazırlıklarını hızlandırdı. 29 Aralık 1929’da Mustafa Kemal başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, Kürt direnişini bastırmaya yönelik 8692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (Şark Islahat Planı) kabul edildi. Bu kararname doğrultusunda Haziran 1930’da Zîlan bölgesine yönelik kapsamlı bir askeri operasyon planlandi.

1914-1918 – I. Dünya Savaşı ve Bölgesel Dinamikler:

  • I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu bölgesi, Osmanlı ve Rus güçleri arasında yoğun çatışmalara sahne etti.
  • Savaş sonrası, Kürt topluluklarının yaşadığı bölgeler ekonomik ve sosyal olarak zor bir döneme girdi. Bu süreçte halk, yeni düzen içerisinde kendi yerini bulma arayışına girdi.

1919-1923 – Yeni Türkiye’nin İnşa Süreci:

  • Kurtuluş Savaşı sırasında Kürt aşiretleri, Misak-ı Milkli sınırları çerçevesinde ulusal mücadelenin bir parçası oldular.
  • Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin sınırları çizildi. Ancak, Kürtlerin kültürel hakları konusundaki beklentileri yeterince karşılanmadı. Bu durum, bölgede zaman zaman huzursuzlukların yaşanmasına neden oldu.

1920 – Koçgiri Hareketi:

  • Koçgiri bölgkesindeki Kürt toplulukları, yeni devlet düzeninde yerel özerklik taleplerini dile getirdiler.
  • Hareket, farklı kesimlerin beklentilerinin bir yansımasıydı ancak yerel otorite tarafından kontrol altına alındı. Bu olay, Kürt toplumunda derin bir etki yarattı.

1925 – Şeyh Said Hareketi ve Şark Islahat Planı:

  • Şeyh Said Hareketi, Kürtlerin toplumsal, dini ve kültürel hassasiyetlerini ifade eden önemli bir gelişmeydi.
  • Bu hareket sonrasıbölgede huzuru sağlamayı hedefleyen Şark Islahat Planı devreye alındı. Plan, bölgesel sorunlara çözüm üretmeyi ve bölgeyi ekonomik ve sosyal olarak geliştirmeyi amaçlıyordu. Ancak, uygulama sırasında çeşitli zorluklarla karşılaşıldı.

1927 – Ağrı Hareketleri:

  • Ağrı Dağı çevresinde yaşanan hareketler, Kürt topluluklarının bazı taleplerini dile getirdiği önemli bir süreçti.
  • Bu dönemde, farklı taraflar arasında daha fazla iletişim kurulması ve çözüm yolları bulunması gerekliliği gündeme geldi.

1929 – Bölgesel Politikaların Genişletilmesi:

  • Hükümet, Şark Islahat Planı’nı genişleterek bölgedeki sosyal ve ekonomik yapıyı güçlendirmeyi hedefledi. Ancak bu süreçte farklı beklentiler ve yaklaşımlar arasında uyum sağlamakta zorluklar yaşandı.

 

Haziran 1930: Zîlan’a Saldırıların Başlaması

  • Türk ordusu, Zîlan Vadisi’ndeki Kürt nüfusa yönelik hava bombardımanları gerçekleştirdi.
  • Bombardımanlarda yüzlerce sivil hayatını kaybetti.
  • Bölge halkı, “nüfus sayımı yapılacağı” bahanesiyle köylerinde tutulmaya çalışıldı.

4 Temmuz 1930: Katliamın İlk Safhaları

13 Temmuz 1930: Zîlan Katliamı

  • Zîlan Deresi’nde on binlerce sivil makineli tüfeklerle katledildi.
  • Cumhuriyet Gazetesi: “Zîlan Deresi ağzına kadar ceset doludur” başlığıyla katliamı duyurdu.
  • Resmi kaynaklara göre 15.000, Kürt kaynaklarına göre 47.000 kişi öldürüldü.
  • Köylerdeki hayvan sürüleri askerlere el konularak kullanıldı.

1931: Katliam Yasallaştı ve Yasak Bölge İlanı

  • 1931 yılında çıkarılan bir yasa ile Zîlan Katliamı’nı gerçekleştiren devlet görevlileri ve milislerin eylemleri “suç” olmaktan çıkarıldı.
  • 28 Ocak 1931: Bakanlar Kurulu kararıyla Zîlan bölgesi “memnu mıntıka” (yasak bölge) ilan edildi.
  • Bölgeye giriş-çıkışlar kesin olarak yasaklandı. Bu karar, katliamın izlerini silmek ve bölgenin kontrol altına alınmasını sağlamak amacıyla alındı.
  • 1948’e kadar yasak bölge statüsü devam etti. Bu süreçte, bölgedeki köylere dönüş ve yaşam yeniden başlatılamadı.

1932-1935: Adana Mahkemeleri

  • Katliamdan sağ kurtulanlar “isyana katılmak” ve “Hoybun üyeliği” suçlamalarıyla tutuklandı.
  • Binlerce kişi Adana Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı.
  • 31 kişi idam edildi, yüzlerce kişi ağır cezalara çarptırıldı.
  • Tutuklular, işkence, açlık ve kötü hapishane koşulları nedeniyle yaşamını yitirdi.

1935: İsmet İnönü’nün Ziyareti

  • İsmet İnönü, Erciş’i ziyaret ederek, bölgenin “Türklük merkezi” haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
  • Türk muhacirlerin bölgeye yerleştirilmesi planlarını dile getirdi.

1945-1950: Yasak Bölgenin Kaldırılması

  • 1945’te sınırlı bir serbestlik tanındı; çobanlara karakol gözetiminde bir aylık otlatma izni verildi.
  • 1 Temmuz 1950: Demokrat Parti hükümeti döneminde Zîlan’daki yasak bölge uygulaması tamamen kaldırıldı.
  • Ancak, bölge halkı katliamın yarattığı travmalar ve yıkımın etkilerini taşımaya devam etti.

1983: Ulupamir Köyü’nün Kurulması

  • Afganistan’dan getirilen Kırgızlar, Zîlan Katliamı sırasında yok edilen köylerin arazisine yerleştirildi.
  • Köyün adı “Ulupamir” olarak değiştirildi ve bölgedeki demografik dönüşüm politikası sürdürüldü.

 2007: Zîlan Katliamı Yüzleşme Deneyimi

  • DİHA muhabirleri Oktay Candemir ve Ercan Öksüz, Zîlan katliamına tanık olmuş 94 yaşındaki Kakil Erdem ile bir röportaj yaptı.
  • Röportajın ardından iki gazeteci hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla dava açıldı.
  • 2008’de, Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bir buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldılar.

2012: HES Projesi Süreci

  • 2012 yılında Van Valiliği, Zîlan Vadisi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santral (HES) projesi için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi ve bu, bölge halkı ile çevre örgütlerinin güçlü itirazlarına yol açtı. 2014 yılında inşaat çalışmaları başlamış olsa da köylüler, bölgenin ekolojik ve tarihsel mirasını savunmak adına direnişe geçti. 2015’ten itibaren hukuki mücadele yoğunlaşarak, yerel halkın projeye karşı sesini ulusal ve uluslararası platformlara taşıdığı bir süreç haline geldi..